Forum Evreni

Forum Adına Herşey
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Giriş yapGiriş yap  Kayıt OlKayıt Ol  

Paylaş | 
 

 Göktürk Devleti

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
ADMİNİSTRATOR
ADMİNİSTRATOR
avatar

Mesaj Sayısı : 125
5 : 15060
Kayıt tarihi : 21/05/10

MesajKonu: Göktürk Devleti   Paz 23 Mayıs 2010 - 12:41

Göktürk Devleti
Orta Asya'da Göktürk devletini kuran Türk boyu.Çin kaynaklarından (Göktürkleri'in (Türk,Türklük,ÇinceTucue) Asya Hunları'nın soyundan geldiği anlaşılmaktadır.Göktürkleri'in tarihinin ilk devreleri efsanelerle karışır.(başbuğ sülalaesi Asena (Aşina) soyunun bir kurttan türemiş olması).Bumin'in (Çince Tümen) önderliğinde tarih sahnesine çıktıklarında Altay Dağları'nın doğu eteklerinde Avarlar'a bağlı olarak demircilikle uğraşıyorlardı.Bumin 546 da Tölesler'in Avarlar'a karşı başlattığı ayaklanmayı bastırdı ve bu hizmetine karşılık Avar Hakanı'nın kızıyla evlenmek istedi.bu isteğinin reddedilmesi üzerine Batı Tabgaç hükümdarının kızıyla evlendi.Kayınpederinin de yardımıyla Avar hükümdarı Anakuei'nin üzerine yürüdü ve onu intihara yol açan kesin bir yenilgiye uğrattı.bu zaferden sonra "il Kağan" unvanını alan bumin yeni devletinin başkenti yaptığı Ötügen'de Göktürk devletini kurdu.(552)Devletini doğu ve batı olarak iki yönetim birimine ayıran bumin batı kesimini kendisine bağlı kalmak şartıyla kardeşi İstemi Han'a verdikten sonra aynı yıl içinde öldü.İstemi Batı da topraklarını genişletirken ,Ötügen'de tahta çıkan Bumin'in büyük oğlu Kolo (Kara) ve onun vakitsiz ölümü üzerine hakan olan küçük oğlu Mukan döneminde (553-572) Göktürk devleti gücünün doruğuna ulaştı.Toparlanmaya çalışan Avar artıklarına son darbeyi indiren Mukan (555),daha sonra Çitanlar'la Kırgızlar'ı egemenliği altına aldı ve Çin'i yıllık vergiye bağladı (557).Kızı Prenses Asena'yı Çu imparatoru ile evlendirerek Çin hanedanıyla akrabalık kurdu.Öte yandan İstemi komutasındaki batı ordusu Altaylar'ın batı kesimini Isık-Kul gölünden Tien Şan (Tanrı dağları) kadar olan bölgeyi kısa sürede denetimi aldı.Akhunlar'a karşı Sasani Hükümdarı Husrev l ile bir dostluk antlaşması yaptığı gibi kızını da ona verdi.Böylece Göktürkler le sasaniler arasında sıkışıp kalan Akhun Devleti yıkıldı (557) ve toprakları bu iki devlet bölüşüldü.Bu paylaşım üzerine Orta Asya İpek yolu Göktürkler'in eline geçti.Husrev l ,İpekyolu'nun Maveraünnehir geçişini egemenliği altına almak içinBizans'a yapılmakta olan İpek taşımacılığını engelledi.Bunun üzerine İstemi Husrev l i İpek yolu'nu açmaya zorlamak için Bizans ile işbirliği siyasetine yöneldi.İstemi'nin etkinlikleri başta olmak üzere tüm askeri ve siyasal girişimlerin adına yapıldığı Mukan ölünce (572) Batıda Hazar Denizi'nden doğuda Japon Denizi'ne kadar uzanan Göktürkler İmpartorluğu'nun başına kardeşi Tapo geçti. Ülkesinin genişliğinden ötürü hakanlığın doğrudan kendi yönetimindeki bölümünü ikiye ayırarak doğusunu ağabeyi Kolo'nun oğlu İşbara'yı batısına da kardeşi Jotan'ı kağan unvanlarıyla atayan Tapo ,Tsi hanedanından bir Çin Prensesi ile evlendiği gibi ,budhacılığı da himaye etti.Çin'de Tsi Hükümdar sülalesi Çu hanedanı tarafından yıkılınca ,oradan kaçarak Ötügen'e sığınan Tsi Prensini Çin İmparatoru sıfatıyla desteklemesi (577) Çular'la arasının açılmasına neden oldu.Böylece güçlü bir orduyla Çin üzerine yürüyen Tapo ,Tsi Prensinin kendilerine teslimi şartıyla bir Çu prensesi vaat edilerek Pekin kapılarında durduruldu.(579) ancak Tsi prensinin bir av sırasında Çular tarafından kaçırılmasına göz yumulması ülkesinde Hakanın saygınlığını iyice sarstı.Göktürk birliğinde önemli çatlakların belirdiği bu dönemde istemi öldü.(576).Yerine geçen oğlu Tardu (576-603) büyük hırsı yüzünden doğu ve batı kanatları arasındaki anlaşmazlığı derinleştirdi. Göktürk devletini parçalamayı siyaset edinen Çinliler ,onun bu zayıflığından yararlanarak Tapo'ya karşı Tardu'yu destekledikleri gibi ,Mukan'ın Çinli anadan doğma oğlu Talopien'i de tahat aday göstererek amcasına karşı kışkırttılar.Tapo ölürken (581),kendi oğlu yerine onun hakan olmasını istediyse de devlet meclisi Kolo'nun oğlu İşbara'yı tahta çıkardı.Bunun üzerine batı yabgusu Tardu 'nun yanına sığınan Talopien ,amcaoğlu yeni hakana karşı savaşa hazırlanmaya başladı.Bu arada,Çular 'ı devirerek tahtı ele geçiren Suei hanedanından kendi sülalesinin öcünü almak isteyen eşi Çu Prensesinin telkinlerine kapılan İşbara ,Çin'e büyük bir ordu gönderdi.Tardu'ya ,altından kurt başlı bir tuğ gönderen Suei İmparatoru Venti Yang Çiyen ,onu Göktürk hakanı olarak tanıdığını bildirdi (581).çin'e karşı güçbirliği yapmayı öneren İşbara'nın önerisini önce geri çeviren Tardu,daha sonra doğu kesiminin yüksek egemenliğini tanımadığını bildirdi.Böylece Göktürk devleti resmen ikiye bölündü (582).
Doğu Göktürk Hakanlığı.imparatorluğun bölünmesi karşısında İşbara ,Talopien'e yada Tardu'ya bağlı olduklarını sandığı yüksek rütbeli subayları görevden uzaklaştırmaya ,hatta cezalandırmaya başlayınca ,bazı komutanlarla yöneticiler Çinliler'den yardım istemek zorunda kaldılar.Başa çıkamadığı iç karışıklıklar karşısında ,devletin zararına imparator Venti Yang Çiyen ile anlaşma yapmak yolunu seçen İşbara ,sonuçta Doğu Göktürk hakanlığını Çin'e bağladı (585) ve atalarının tam tersine imparatora yıllık vergi ödemeyi kabul etti.Hanedan üyelerinin birbirine düştüğü sırada İşbara 'nın ölümü üzerine (587),yerine geçen kardeşi Yehu (Çulohu) ve devlet meclisinin hakan seçtiği Tulan döneminde (588-600) Çinliler çevirdikleri dolaplarla Ötügen'de sürekli Kargaşa yarattılar.Tulan öldürülünce (600) yerine Çinli Prenses Tsienkien'le evli olan Kimin geçti.Ülkeyi karısının etkisi altında yöneten Kimin ,Çin İmparatoruna gönderdiği mektupta İşbara'nın bile karşı çıktığı Çinli giyim biçimini uygulayacağını bildirdi.Ancak onun ölümünden sonra yerine geçen oğlu Şipi (609-609) Göktürk ulusuna yeniden kişilik kazandırmayı başardı.İmparatorun buyruğu üzerine bir Çinli prensesle evlendiyse de onu Çin'in ülkesinin içişlerine karışmasını engelleyici bir paravana olarak kullandı ve kısa sürede doğu hakanlığı topraklarındaki dağınıklığı giderdi.Böylece Batı da Tibet'e doğuda Amur ırmağına kadar uzanan ülkeyi yeniden denetim altına aldı (615).Ardından Çin'e verilen yıllık haracı kesip savaşa hazırlandı.Şansi'de kuşatılan İmparatorla ordusunu yok olmaktan ,Göktürk birliklerinin arasına sızıp Ötügen'de büyük bir ayaklanma çıktığını yayarak kuvvetlerinin geri çekilmesini sağlayan Çin casusları kurtardı.(615).Şipli'den sonra yerine geçen Çulo (Çuluk) (19-621) Çin'de yönetimi ele geçiren Tang hanedanına karşı devrik Suei sülalesini destekleyince karısı Çinli Prenses İ.Çing tarafından zehirlenerek öldürüldü.Zayıf kişiliki bir han olan kardeşi Kieli (Kili) döneminde (621-630) Tarduşlar Bayırkular ve Uygurlar yönetime karşı ayaklandılar (627).Öte yandan Çitanlar tam anlamıyla Çin'in hizmetine girdiler.Çoktandır beklediği bu kargaşa ortamında yararlanarak Ötügen üzerine yürüyen İmparator Taicung yendiği ve tutsak aldığı Kieli Han'ı Çin Başkentine götürünce ,Doğu Göktürk devleti sona erdi.(630) Tang İmparatorunun sarayında görev yapan Göktürk prensi Kürşad'ın başlattığı ayaklanma da sonuç getiremedi(639)
Batı Göktürk Hakanlığı.Doğu hakanlığıyla resmen ilişkisini kesen Tardu (582 -603) her iki devleti kendi yönetiminde birleştirmek için çaba harcadı.Çin üzerine yaptığı bir seferde Çinliler'in ordunun geçeceği yollarda ki su kaynaklarını zehirleyerek çekilmeleri yüzünden ağır kayıplar vererek geri dönmek zorunda kaldı (600) Arından Göktürk birliğini gerçekleştirmek için şiddete başvurunca bir çok Türk boyu ayaklandı.Tardu bunlara karşı savaşırken kayıplara karıştı (603).Onun yerine geçen torunu Çulo Kağan döneminde (603-619) ülkede kargaşa ve ayaklanmalar büsbütün arttı.Bu durum karşısında ,karısının akrabası olan İmparatora sığınan Çulo,Çin sarayında yaşamaya başladı ve Doğu Göktürk hanı Şipi'ye teslim edilerek öldürüldü.Devlet meclisinin hakanlığa getirdiği Şikoei (Şeku) durumu düzeltmeye çalıştı.Ardılı Tong Yabgu (Yabgu Kağan)(619-630) Aral Gölü ile kafkasya arasında yaşayan Tölesler'i denetim altına aldı,İranlılar'ı yenerek güney de Kandahar'a kadar olan toprakları ele geçirdi.Ticaret yolları üzerindeki kentlerde bayındırlık çalışmalarına hız verdi.Ancak Batı Göktürk devletinin en parlak dönemini yaşadığı bu yıllarda Onoklar'la karluklar Doğu Han'ı Kieli'nin kışkırtması üzerine yönetime karşı ayaklandılar.bu ara Tong Yabgu da amcası Sepi tarafından öldürülünce (630) ,batı hanlığı da tıpkı ,doğu hanlığı gibi aynı yıl içinde Çin egemenliği altına girdi.
İkinci Göktürk Hakanlığı:Göktürklerin özgürlüklerini yitirdikleri 630-680 arasındaki 50 yıllık karanlık bir dönemden sonra Asena soyundan Kutluğ'un başlattığı ve büyük komutan Tonyukuk'un da katıldığı bağımsızlık savaşı sonunda Göktürk devleti yeniden kuruldu.Bu 50 yıllık karanlık dönemde Çin egemenliği altında dağınık olarak yaşadıkları halde Türkler dil,kültür ve ulusal değerlerini korudular.Gizli bir örgüt kuran Kutluğ ,Göktürk önde gelenleriyle öteki Türk boylarını güçbirliğine çağırdı.Yeterli sayıda kuvvet toplayınca ,Kuzey Çin'deki Yün-çu eyaletine baskın veren Kutluğ ,burada da kendisine katılanlarla birlikte Orhon Irmağıyla Gobi çölü arasında kalan toprakları denetimi altına aldı.(681).Daha sonra Ötügen ve çevresine akınlara başlayan Göktürkler,Çinliler'in hizmetindeki Oğuzlar'ı yenilgiye uğaratarak Ötügen'i elerine geçirdiler ve Kutluğ Kağan'ı "ilteriş" (İl'i derleyip topşayan) unvanıyla hakan ilan ettiler (682)Çin'e karşı ardı ardına akınlar düzenleyen ilteriş Kağan ,Gansu'dan Pekin'e kadar olan yerleri ele geçirince ,doğuda Kingan dağlarından Kerulen ırmağına ve batıda Altay dağlarına kadar uzanan Türk illeri yeniden Göktürkler'in egemenliği altına girdi.İlteriş yaşamının büyük bir bölümünün geçtiği savaş alanında ölünce (692) yerine tahat çıkan kardeşi Kapağan (Kapgan) Kağan ,Çin'e sürekli akınlar düzenledi.Çitanlar'ı bozguna uğrattı.Kırgızlar'ı egemenliği altına aldı.Böylece ikinci Göktürk Hakanlığı en geniş sınırlarına ulaştı.Oğuz boylarından Bayrıkular'a karşı çıktığı bir seferden zaferle dönerken ,bayırku savaşçılarının tuzağına düşürülerek öldürülen Kapağan'ın yerine geçen oğlubögü (716) Oğuzlar'ın yeniden başlattığı ayaklanmaları bastırmayı başaramadı.Bunun üzerine tahttan indirilen Bögü'nün yerine İlteriş Kağan'ın oğullarından Bilge Hakan olurken (716-734),Kardeşi Gültigin de Göktürk orduları başkomutanlığını üstlendi.Uyumlu bir çalışma ile GÖktürk devletine en parlak dönemini yaşataniki kardeşten Kültigin 731 de ,Bilge Kağan'da 734 te öldüler.Babasının yerine geçen Türk Bilge Kağan (734-738) ,sonra kardeşi Tengri Han (738-740) ve Türk Bilge Kağan'ın oğlu Tengri Han ll (740-742) döneminde Göktürk hakanlığında çöküş belitileri başgösterdi.Kargaşa tüm ülkeye yayılınca ,duurmdan yararlanan Basmıllar ,Karluklar ve Uygurlar birleşerek yönetime el koyduktan sonra Asena soyundan gelen Basmil Başbuğu kağan ilan edip (742) göktürk Hakanı Ozmış'ı ve ağabeyinin yerine geçmeye çalışan son Göktürk Hükümdarı Pomei yi öldürdüler.bu arada müttefiklerin arasının açılması sonucu Basmil başbuğu ortadan kaldırıldı ve Uygur başbuğu Yagbu Tufa ,Kutlug Bilge Kül unvanıyla tahta çıkarıldı (745) .böylece Ötügen 'de uygur egemenliği başladı.
İlk kez Türk adıyla anılan büyük bir İmparatorluk kuran göktürkler ,ilk yazılı belgelerde bu devlet zamanında ortaya konulduğundan tarih açısından da önemli bir yer tutarlar .Hunlar zamanında göcebe yaşamı sürdüren türk boylarının ,göktürkler döneminde yerlerşik yaşamı benimsemeye başlamaları üzerine ,Ötügen başta olmak üzere bir çok Türk kenti kuruldu.Göktürkler de de eski Türkler'in Gök-Tanrı (Şamanlık) inancına uygun olarak hakanın yeryüzünde tanrı iradesini yerine getirmek için devletin başına geçtiğine inanılırdı.
EDEBİYAT
Göktürkler 'in sözlü edebiyatlarından günümüze gelebilen parçalar için kaynaklarında yer alan söylentiler (Bozkurt destanı) , farsça (Cami üt tevarih'teki (Xl.yy) Ergenekon Destanı) yada çok daha yeni dönemlerde yazıya geçmiş Türkçe (Şecere-i Türk teki (Xvll yy.) Ergenekon destanı) metinlerdir.GÖktürk yzılı edebiytını ise Göktüek ABC siyle yazılmış Kültigin (732) ,Bilge Kağan (735) ,Tonyukuk (724-726) yazıtları gibi metinler oluşturur.(Orhun ve Yenisey ) Kültigin ile Bilge Kağan'ın yaşamlarını ,Göktürk devletinin siyasal ve toplumsal olaylarını dile getiren bu ürünler ,gelişmiş bir yazı diliyle ve ustalıklı bir anlatımla düzenlenmişlerdir.Orhun yazıtlarının taşıdığı nitelikler ,Türkçenin yazı dili olarak başlangıcını miladın ilk yüzyıllarına kadar götüren varsayımlara yol açmıştır.Orhun yazıtlarındaki anlatım özelliklerinin söz kalıplarının ,kullanış biçimlerinin daha sonraki Türk edebiyatı ürünlerinde (Ör.Dedekorkut kitabı,XV.yy) de sürdüğü görülür.
SANAT
Göktürk döneminden önemli yapıtlar toprak üstündeki yazıtlardan ,heykellerden,sunaklardan oluşur.Kudirge,kuray,Tuahta ,Gökbulak,Isık-kul kurganlarında da Göktürk ler'in kültürel ve sanatsal yaşamlarının aydınlanmasını sağlayacak bulgularla karşılaşıldı.Buralarda yapışlan incelemelerde toprak eşyaya çok az rastlandı(Dar ağızlı sürahiler ,geniş ağızlı çömlekler).bunlar daha çok balık sırtı biçiminde çizgili bezemeliydi.göktürkler'e ait önmeli buluntulardan bir bölümü gümüşten yapılmış kulplu yada kulpsuz maşrapalardan oluşur.(Katanda,Kuray,Tuyahta ,Kopen ) Maşrapaların altındaki Göktürk yazıları onların önemini artırır.bu maşrapaların benzerleri dönemin heykellerinin ellerinde de görülür.Deri üzerine metal plakalarla süslü ,uçları değişik motifli göktürk kemerleri de dönemin önemli buluntularıdır.Bu kemer biçimi Turhan ve Avrupa Avarlarında da yaygındı.Altaylar 'da özellikle Tuva'da bulunan heykelerde ,bu kenerleri n uçları abartılı biçimde süslüdür.Kemerlere takılan ve içine çakmaktaşı ile kav konulan deri yada kumaştan yapılmış çantalar göktürkler de yaygın olarak kullanılan eşyalardandır.Göktürkler'in bu çantaları Volga Bulgarları'nda da görülür.Bulgarlar da ele geçen kumaşlar ve aynalar ya Çin yapısıdır yada onun etkisindedir.Heykelerde görülen yada kurganlarda ortaya çıkarılan takılar arasında ,bronzdan yapılmış halka biçiminde küpeler çoğunluktadır.Eğri kılıçlar (Osmanlı kılıöları gibi kına bağlanmış iki kayışla kemere bağlanıyordu) kemik ağaç ve sinirden yapılmış yaylar ,üç kertikli ok uçları ,ağaç kabuğundan tirkesler ,mızraklar,at koşum takımları buluntular arasında önemli yer tutarlar.
Göktürk ya da Orhon yazıtları dönemin en önemli anıtlarıdır.Son zamanlara değin Bilge Kağan ile Kültigin'in de bu anıtların yanında gömülü olduğu sanılıyordu.Ancak 1958 de Çekoslavak arkeoloji enstitüsü adına Lumir Jist yönetiminde yapılan kazılarda ,Orhon vadisinde Kültigin'in mezarının kalıntıları ve onunla ilgili heykeller ortaya çıkarıldı.Mezar soyulmuş heykeller kırılmıştı.Kültigin'inkinin yanında eşinin de oturur biçimde heykeli bulunuyordu.Kültigin'in başındaki tacın önünde , kanatlarını açmış bir kartal kabartaması işlenmişti.(Bu motif daha Hunlar döneminden başlayarak gücü simgeliyordu) .Aslında Kültigin ve eşi yan yana oturur biçimde canlandırılmıştı.Ayrıca çevrede kahramanın öldürdüğü düşmanları simgelediği sanılan ve balbal yada atş nine denilen heykeller ,nöbet bekleyen iki koç heykeli ,üzerine yazıt taşının dikildiği başı kopnuş bir kaplumbağa heykeli bulundu.Çin'in Tang sülalesi kroniğinde ve Kültigin yazıtında anıtın yapılışına ilişkin ayrıntılı bilgi vardır.Buna göre anıt mezarının yapımı için Çin sarayından altı sanatçı gönderilmişti.Gerçekten de heykeller Orta Asya'daki öteki taş heykellerin tersinebeyaz mermerden yapılmış ve Çin heykelleri gibi perdahlanmıştır.Ancak bunlar giysileri ve durumlarıyla Göktürk heykel sanatını yansıtır.Vl-Vlll yy.lar arasında Göktürkler'in oturduğu yörelerede ,sibirya ve Moğolistan'da balbal heykellerinin pek çok örneği bulunmuştur.Bunların çoğunun bir elinde kılıç ,ötekinde maşrapa biçiminde bir kap vardır.Kermerlerinde içinde çakmaktaşı ve kav bulunan bir torba yada çanta muskalar ,metal tokalar ve plakalar bulunur.Bu anıtlarda bir insan ya tam olarak canlandırılmış yada yalnızca yüzü ve başı işlenmiştir.Çoğunun kulağı küpelidir.Tuva bu heykeller açısından en zengin yöredir.Burada balballerin bulunduğu kesim duvarlarla çevrilmiştir.Kazalarda balballerin bulunduğu yerde sekizgen plnalı tapınak ortaay çıkarıldı.Bu heykelerin bir bölümü Moğolların yüz çizgileirini taşırken bir bölümüde Türkeş,Tölös gibi Türk boylarına benzer giysiler,keme ,başlık,ellerdeki eşya silahlar,saçlar,bıyıklar aslına uygundur.Kaftanlar soldan sağa kapanır,saçlar omuzlara serbestçe bırakılır.Türk heykel sanatının özgün yapıtları olan balballerin çoğu Göktürkler döneminden (.vll-Vlll.yy.lardan),bir kısmı da Uygurlar 'dan (lX.yy.dan) kalmadır.
Yenisey vadisindeki Göktürk mezarlıklarında bulunan Vlll.yy.dan koç heykelleri ,Karakoyunlular ve akkoyunlular döneminde d.Anadolu'da Azerbaycan ve Kafkas yörelerinde de görülür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://forumevreni.hareketforum.com
 
Göktürk Devleti
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Forum Evreni  :: Eğitim Öğretim :: Tarih-
Buraya geçin: